ESKİ ADALET BAKANI CEMİL ÇİÇEK HÂKİM VE SAVCI ADAYLARI İLE MESLEK SÖYLEŞİSİNE KATILDI

23 Kasım 2021
Türkiye Adalet Akademisi
284

Eski TBMM Başkanı ve Eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Türkiye Adalet Akademisi Kişisel Gelişim Eğitimi Merkezi tarafından “Akademi Söyleşileri” kapsamında 23 Kasım 2021 tarihinde düzenlenen etkinlikte “Hukuk ve Toplum” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi.

Eski Bakan Cemil Çiçek, hâkim ve savcı adaylarıyla yaptığı söyleşide, hâkim ve savcılığın çok önemli bir meslek olduğunu vurgulayarak, onurlu bir meslek gurubu olan bu mesleğin aynı onurla bitirilmesi gerektiğini vurguladı.

 

BU MESLEK ONURLU BİR MESLEKTİR

Eski TBMM Başkanı ve Eski Adalet Bakanı Çiçek; “Hukuk, adalet ve yargı alanında söylenmemiş hiçbir söz yoktur, ancak yapılmamış işler vardır. 1965 yılından itibaren Türkiye’de toplumun değişik sorunlarıyla değişik boyutlarda yakından ilgilendim. Sizlere tebriklerimi ifade etmek isterim. Bir süre sonra teşkilatın önemli bir görevini ifa edeceksiniz. Hangi sebeple olursa olsun bu mesleği seçtikten sonra bazen gönüllü olur, bazen şartlar öyle getirir, bazen zaruretler vardır, ama bu mesleğe girdikten itibaren, artık bu mesleğin sizden beklentileri ne ise, onun gereğini yapmanız lazım ki, yaptığınız işten hayır gelsin. Yaptığınız iş Türkiye’ye bir katkı sağlasın. O nedenle evvela bilmeniz lazım ki, bu meslek onurlu bir meslektir. Her meslek onurludur şüphesiz, ama sizin ki biraz daha farklıdır. Onur ile başlayıp onur ile bitirilmesi gereken bir husus. Onurla başladığınızdan hiç şüphe yok, çünkü sizleri mesleğe kabul aşamasından geçirerek buraya almışlar. Esas mesele bundan sonra başlıyor. Bu sorumluluğu hem siz, hem aileniz birlikte omuzlarınızda taşıyorsunuz. Bu meslekte insanlar para biriktiremez. Bu meslek zengin olma mesleği değil, çocuklarınızla torunlarınızla, gelecek nesillere bırakacağınız şey, sizin onurunuzdur. Yani sizin evlatlarınız yakınlarınız, benim babam hâkimdi, benim teyzem savcıydı, benim dedem bu mesleğe şu kadar sene hizmet etti diyebiliyor mu?.  Bırakabileceğiniz tek şey lekesiz tertemiz bir geçmiştir. Bunları dinlemek çok kolaydır, ancak meslek hayatınız içerisinde bunları uygulamak için azami hassasiyet göstermeniz gereklidir. Sizin mesleğiniz bembeyaz bir kağıttır. Şöyle de yapsak olur, böyle de karar versek olur düşüncesinden ziyade kendinize mesleğinize kara getirmeden çalışmaları sürdürmek gerekiyor. Bu meslekten geriye dönüp baktığınızda, büyük bir vicdan huzuru içerisinde gerçekten bu mesleğin inceliklerini onurla taşımış ve gereğini yapmış olarak emekli olmak en temel arzunuz olsun.

 

MESLEĞİNİZE LEKE GETİRMEYİN

Bu mesleğe leke getirmemek lazım. Bizim toplumumuzda fırsat bulunca belli konuları istismar edenler çıkar. En çok istismar edilen mesleklerden bir tanesi de hâkimlik ve savcılık mesleğidir. Mesleğinizi uygularken oturup kalktığınız ve görüştüğünüz insanlara dikkat etmeniz gerekiyor. Kiminle görüştüğünüze bakarak sizin hakkınızda hüküm verirler. Kararlarınızı sorgularlar. Bununla da kalmaz, yargı camiasına da bir olumsuzluk getirir bu durum. Bu meslek hassasiyet gerektiren bir meslek. İster mesai içinde ister mesai dışında oturup kalktığınız ilişki kurduğunuz insanlara çok dikkat etmeniz gerekir.

FAALİYET ALANLARINIZI SADECE YASA İLE SINIRLAMAYIN

Herkesin insan hakkı vardır, doğuştan ya da sonradan kazanılan. Hangi mesleği seçerseniz, özgürlük alanınızın genişliği ya da darlığı ona göre değişir. Bu meslek özgürlük alanı biraz dar olan bir meslek. Bu mesleği yaparken faaliyet alanlarınızın sınırlarını sadece yasa ile sınırlarsanız hata yaparsınız. Her mesleğin kendine göre uyması gereken etik kuralları, meslek kuralları ve ahlak kuralları var. Sade bir vatandaşın rahatlığı bazı mesleklerde olduğu gibi sizde yok. Mesele sadece yasalara uygunluk meselesi değil, işin etik kuralları, ahlak kuralları ile ilgili de bir bakmanız lazım ki, o zaman bu mesleği onur içerisinde yaparsınız. Madem ki bu mesleği kabul ettiniz, sade vatandaşın sahip olduğu bir kısım imkânları siz kendinize yasaklamışsınız demektir. Bunlara uygun hareket etmeniz lazım ki, hem siz zarar görmeyin, hem de bu camia zarar görmesin. Bu meslek hassas davranılması gereken bir meslek.

 

BU MESLEK BİR İŞSİZLİK MESLEĞİ DEĞİL

Hâkim ve savcılar olarak bize tanımlanan görev tanımını iyi yapmamız lazım. Yargı mensubu olarak bizim görevimiz, hukuku uygulayarak adaleti tesis etmektir. Adalete erişimi hukuk yolundan yapacağız. Hukuku uygulayarak adaleti tesis etmek bizim görevimiz. Tarafları memnun etmek, üçüncü şahısları memnun etmek değil, hukuku ve adaleti memnun etmektir. Vicdanı kanaatinize göre hüküm vereceksiniz, kim ne derse desin, ne sonuç beklerse beklesin. Beklentilere göre bir karar vermek, birilerini memnun etmek gibi bir derdimiz olamaz, olmamalı. Bu meslek sıradan bir meslek değil, bir işsizlik mesleği hiç değil. Vatandaşın devlete güvenmesi yargıya güvenmesi demek. Kaliteli bir devlet hizmeti eşittir kaliteli bir yargı hizmetiyle mümkün olabilir. Hepinize görevlerinizde başarılar diliyorum” dedi.